Sayfalar

7 Nisan 2026 Salı

Büyümek zor iş


Bugünkü yazıya koyacak foto yok diye eve yürürken anlık çektim yine. Bugün siyahlar içindeydim. Mezarlıktan geçerken cenazeden yeni ayrılmış gibiydim.


Sonra uzaktan dalgalanan Türk bayrağını gördüm ama ağaçların arasına takılmış gibi görünüyor, foto güzel çıkmadı normalde daha güzel ve ihtişamlıydı.


Mezarlıktan caddeye çıkış kapısında oturmuş bekliyordu bu kedicik. Gözgöze gelmeden geçmek mümkün değildi. Yaklaştıkça hareketleniyordu. 


Kenardan geçebilmem için biraz hareket etmesi gerekti. Bu sırada da öpücük attım. O da peşime takıldı. Sen dur gelme desem de dinlemedi. Birlikte yürüdük bir süre mecbur.





Durup sevdim biraz ama yürüyünce yine peşimdeydi. Benim de karşıdan karşıya geçmem gerekiyor. Yol iyice boşalınca geçtim benim yüzümden başına bişey gelmesin diye. Tahmin ettiğim gibi o da hoplaya zıplaya peşimden geldi karşıya geçti. Kaldırımda çömeldim yanına bi güzel sevdim. O anları fotoğraf çekemedim çünkü deli gibi sevdiriyo kendini durmuyordu. Kedilerden anlayan varsa söyleyebilir mi sürekli burnunu elime değdirip yüzünü bastırması ne anlama geliyor? Yüzünü başını boynunu seviyordum sırtını da sevip bitirince hop kafasını elime bastırıyordu yine ve yeniden başından itibaren sevmeye devam ediyordum. Keşke yanımda mama ya da verecek herhangi bişey olsaydı. Gerçi aç gibi değildi, sevilmek istiyordu sadece. Keşke ben de sevgi ihtiyacı hissedince birilerine kendimi böyle zorla sevdirebilseydim. Önemli olan o sevgiyi almak değil mi? Aldı işte akıllı kedicik. Mırlaya gırlaya sevdirdi kendini. Biraz sevdirmeyi azaltınca kalkıp yoluma devam ettim ama o yine beni takip etti ağlicam yaaa. Sonra araya başka insanlar girince beni gözden kaçırdı ve gelemedi. Eğer gelseydi apartmanın önünde beslemeyi düşündüm, içeri almayı düşünmedim çünkü eve yerleşirdi ve ben bakamam kendimi biliyorum hayvancağıza yazık. Keşke alabilseydim ama… bi de veteriner masrafını mama kum karşılayamam ki yaaa acaba karşılayabilir miyim ki bi kedi mi alsam eve napsam offff kafamı karıştırdı yok yok hiç girmeyeyim o topa ben. Zamanında acı deneyimlerim de oldu kesin yine bişey olur falan boşver.

Başka ne dicektim ya, sütlü filtre yaptım kendime onu içerek yazıyorum şu an. Bugün stresli bi gündü yine. Ben stres yapınca iştahım kesiliyor ve cırcır oluyorum direkt. Sonra hatta kilo bile veriyorum. Vücut bir anda “içeri besin almayalım var olanı da dışarı atalım ve yok olalım” moduna giriyor sanki. Bugünlerde böyleyim.
Pek konsantre olamıyorum, düşünemiyorum, yalnız hissediyorum garip hallerdeyim yani. Eskiyi özlüyorum bazen, daha genç zamanlarımı. Keşke öyle yapmasaydım dediğim anları. Aaah ahhh yaşlılık zor. Büyümek hiç güzel değil, hayat eskiden de zordu ama en azından suçu ebeveynlere atıp sıyrılıyorduk şimdi tüm sorumluluk kendimizde olunca baya zormuş.

Hadi bi de büyümek demişken kitaplığımdaki “büyümek diye bişey yok” kitabından rasgele bir sayfa bırakayım buraya. 


Sallanan Salı bittiğine göre çarşamba güzel gelsin lütfen 🙏 
Yarın güzel şeyler yazmak istiyorum.
Görüşürüz millet.

14 yorum:

  1. Şu bayrağın güzelliğine bak. Gittiği, durduğu her yerde yakışıyor.
    İşte bu yüzden çantanda az da olsa bir mama bırakmalısın Özlemcik, umarım bundan sonra çantana mama koyarsın, çok şık olursun ve net bilgi.

    Büyümek gerçekten kötü bir şey.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ya bulundurayım bundan sonra çantada.
      Bayrağımızın karizması var resmen nasıl da heybetli dalgalanıyor hep böyle göklerde dalgalansın
      Büyümek çok ağır geliyor bazen ve ebeveynlerimizin krizli zamanlarını anlayabiliyorum böyle zamanlarda. Hem kendi hayatlarının hem de dünyaya getirdikleri canlının ve aile olmanın sorumluluğu çöküyor bir anda offfff cokkk zor

      Sil
    2. Ee çocuğun olduğun da ne planlıyorsun? O da aynı şey. Her anın bir zorluğu var hayatta.

      Sil
    3. Bi de çocuğun sorumluluğu biniyor işte daha kendi sorumluluğumuzu almakta zorlanırken. En zoru bu o yüzden çocuk yapmak deliliktir :))
      Aman doğsun büyür bi şekilde diyip geçilecek bi konu değil ama çoğu ailenin çocuk yetiştirme yöntemi bu çünkü çok çocuk sahibi olmak istiyorlar ama o sorumluluğu alacak olgunlukta değiller ve toplum da çocuk çocuk diye darlıyor çocuk yapınca bi bk olcak sanıyolar geri dönüş de yok felakettttt

      Sil
  2. En son bacaklarıma sürünüp duran kediyi seveyim dediğimde beni tırmaladığından beri şu aralar biraz mesafeliyim kedilerle :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayyy :) bu kedi de öyle sert bi şekilde elime burnunu bastirtiyodu ki her defasında elimi ısıracak gibi geliyordu ben ona güvenmeyi seçtim ve neyse ki yanıltmadı 😅

      Sil
  3. Hepsi aynı hiç değişmezler. Çantana ufak su şişesine mama doldurup gördüğün yerde az az bırakabilirsin. Genelde marketlere dikkat et kapılarında kediler vardır hep, onlar içinde yaş mama alıp market çıkışı bir kenara dökerim yesinler diye. Ben şu an anneanne oldum, bahçe kedim bitişik komşunun 2. kat yatak odasına girmiş ve orda doğum yapmış:)) bebişleri görmeye gittim, bebe kedi kuru maması ve yaş mama götürdüm birkaç paket. Komşu arada anne kediyi salıyor tuvalet ihtiyacı için, ilk durak benim bahçe, benden hergün salam yemezse olmuyor, zaten kuru mamada salamda onlara alıyorum. Dünyanın en zeki varlıkları onlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaa güvenli bulmuş orayı doğurmuş demek. Off ne tatlıdır yavrular şimdi. Benim yerime de sevin 🩷🩷🩷

      Sil
  4. büyümek hiç istemedim ama büyüdüm en nihayetinde ve sorumluluklar:) aslında içimizde hep bi çocuk var.
    kedinin sürekli burnunu eline değdirip yüzünü bastırması seni sevdiğini ve onu sevmeni istediğini gösteriyor. çok masum, şapşikler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh sorumlulukları yönetmeyi öğrenmemiz gerek. İçimizdeki çocuğu da azcık büyütsek fena olmaz gibi :)
      Aşırı sevgi dolu bir kedicikti dmeek kii

      Sil
  5. Kedinin öyle yapması seninle arasında kurduğu iletişimin sağlıklı olduğu ve tamamen huzurlu hissettiği anlamına geliyor. Beni sev diyor aynı zamanda, sana merhaba demiş ve ilgi istemiş. Kokusunu sana bırakmak istemiş. Ben kedileri çok seviyorum, kedimiz var ayrıca. Dışarıdakileri de gördüğüm her yerde severim. Çantamda devamlı mama taşıyorum ben, gördüğüm yerde veririm mutlaka😊
    Benim içimdeki çocuk hiç büyümüyor ve böyle olmayı seviyorum. Hep 5 yaşında gibiyim😊
    Büyümek Diye Bir Şey Yok kitabı aşırı tatlı bir kitaptır, çok severim😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa ne hoş, kedicik sevmiş beni ve güvende hissetmiş. Bol bol sevdim ben de 💙
      Musmutlu yumuş yumak var bi de aynı serinin kitabı o da çok tatlı :)

      Sil
  6. Bir kez evimizde tadilat varken açık kapıdan bir kedi gelmişti evimize. Artık evi neredeyse kaçmış belli ki ve yukarı dairelere kadar çıkabilmiş asansörle. Ama sarı sarı tüyleriyle nasıl tatlı bir kedi. Hiç aklımda yokken ve korkarken kanım kaynamıştı. Şimdi kızım kedi istiyor ve bu fikre yabancı hissedemiyorum. ( sarı kedi içime ekti sevgi tohumlarını) :)) Ne güzel bir karşılaşma olmuş sizinkisi de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kediler çok fenasal varlıklar :))) büyülüyolaaarrr

      Sil