Ramazanda az su, fazla şeker ve karbonhidrat ile yükselişini hissettiren kolesterolüme bir şeyler yapma vakti. Saraçoğlunun kürüymüş. Akşamdan bi su bardağı suya üç ceviz koyup sabah aç karna bu suyu içip cevizleri de yiyoruz. Ben üç parça koydum ama aslında üç bütün ceviz girecekmiş yani 6 parça oluyor. Sabah böyle sarı bi suyla karşılaşınca şaşırdım. Suyun tadı hafif acımtrak ama kötü değil. Cevizler ise tam yaş ceviz gibi olmuştu, güzeldi. İki hafta devam edip bi hafta ara veriliyormuş. Günde bir bardaktan fazla içmemek gerekiyormuş nedenini bilmiyorum.
Bugün mutfak dolaplarını boşaltıp temizleyip yeniden düzenledim. Çok karışmıştı her şey. Bardakların, tabakların vs yerini değiştirdim. Eskileri ayıkladım. Mutfak da ferahladı ben de ferahladım. Arada bir böyle girişmek gerekiyor korkmadan. Erteledikçe insanın gözünde büyüyor çünkü. Sırada banyo var ama ondan önce holdeki dolabı düzenleyeceğim. Hobi malzemeleri vs var içinde.
Aslında evin toplu ve düzenli görünmesindeki en büyük etkenin sağda solda çok fazla şey olmaması olduğunu fark ettim. Dolaplar bunun için var evet ama evin her yerini de dolapla doldurmamak gerek. Bazı zeminler tamamen boş olmalı, bazı duvarlar da.
Bu arada geçende resmini eklediğim kozalak macununu kulanıyorum. Günde bir, akşamları. Hatırlarsam ikiye çıkıyor. Bi kaşık yiyorum anında gözlerim açılıyor çok acayip bişey baya enerji veriyor hakkaten. Ama çok tatlı ya. Keşke ben de diyabetik olandan alsaydım dedim yerken. Tekrar alırsam ondan alıcam. Anneme almıştım ordan tadına bakmıştım o biraz daha ekşimsiydi daha güzeldi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder