Sayfalar

30 Mart 2023 Perşembe

Yine dişçi koltuğunda…



Bir önceki yazdığım günün akşamı diş dolgum yerinden çıkmaya başladı. Kanal olmadan kurtarmak için büyük bir dolgu yapılmıştı geçtiğimiz sonbaharda. Ama dile bakan yan duvarı tam düzeltilmemişti biraz bombeli kalmıştı. Ben de geceleri tel taktığım için çıkarıp takarken oraya takılıyordu. Ertesi gün diş telimi de alıp doktora gitmiştim, durumu anlatmıştım. Gülüp bir şey olmaz demişti. Neyse işte geçen akşam dolgum kenarlardan açılmaya başladı. Sahura kalktığımda da yoktu. Gece tamamen çıkmış ben de yutmuşum. Dipsiz kuyu gibi açılmıştı dişimin o odası. Sabah hemen aradım randevu aldım, randevusuz direk gidecektim ama orda beklersem çok stres yaparım diye haberli gitmek istedim. Gittiğimde kendimi hatırlattım doktora, diş teli muhabbetini de anlattım. Hatırladı. Hak da verdi o telin baskısıyla yerinden oynamış olabileceğine. 
Baktı, eti kesmek gerek dedi anestezi yapılması lazım ama oruç gider dedi, iftardan sonraya randevu verdi normalde o saatte kapalı olsa da. Ertesi gün oruç tutmayıp gelmeyi teklif ettim ama orucuma kıyamadığını söyledi. İyi oldu çünkü doğru düzgün bir şey yiyemiyordum oraya giriyor diye. Biran önce halledilsin istiyordum. 
Akşam gittim, sanıyorum ki orayı temizleyecek yeni dolgu malzemesi koyup gönderecek. O da öyle sanıyordu aslında. Ama açınca, alttan çürümeye devam ettiğini gördü. Temizledikçe ağrı hissetmeye başladım ve sürekli onu durdurdum. Çürük sinire dayanmıştı anlaşılan. Kanal olması gerektiğini söyledi. Ve kanala başladık. Sonra eşi geldi, o da dişçiymiş. O da oradayken kanalı tamamen yapıp kapatalım mı diye sordu bana, yani ilaç koyup 1-2 hafta sonra devam etmek yerine tek seferde bitecekti. Olur dedim. Ne kadar daha sürer dedim ama tabi böyle yazdığım gibi düzgün konuşamıyorum ağzım açık, yanağım dilim pamuk dolu ve sol tarafım komple uyuşmuş şekilde “gegağa eğeğ” gibi bişeyler diyorum ama doktor anlıyor neyse ki “ne kadar sürer” demek istediğimi. Yarım saat kadar sürer dedi. Tamam dedim ben de işime geldi açıkçası tekrar gelmemek. Zaten dişçilerin kanal tedavilerini iki güne bölmeleri de genelde çok yorucu olduğu ve çok uzun sürdüğü içinmiş. Klinik benim için kapatılmış gibiydi zaten tek müşteri bendim. Ve iki tane dişçi vardı tepemde, dönüşümlü yardımlaşmalı devam ediyorlardı. Ben de 2 saat boyunca ağzım sonuna kadar açık olmasına rağmen “kocaman aç” demelerine karşın daha da açmaya çalışarak olduğum yerde kasılıp durdum. Bazen nefes alamıyor gibi oluyordum artık. Hatta bi kere yutkunmaya çalışırken cidden nefesim kesilir gibi oldu biraz yerimden kıpırdamak zorunda kaldım doktor sakın kapatma ağzını iğne var daha da kötü olur dişin diyip durdurdu beni. Çok zordu valla. Baya uzun sürdü. Hem dişçi hem de ben baya yorulduk. Öğlen tek gelmiştim ama akşam gerildim kardeşimi de yanımda götürdüm o yüzden, bi yandan da çok küçük bi iş hemen dolguyu basıp gönderecekler nasılsa diyorum. İyi ki de kardeşimle gitmişim yoksa çok kötü hissederdim muhtemelen orda tek başıma, hareketsiz ve tedirgin halimle. 
20:30da gittik 10 buçuğa doğru da çıktık. Herhalde bu ilk kanalım. Ya da hatırlamıyorum daha önce yaptırdıysam da. Dişçilerle alakalı hiçbir şeyi hatırlayasım gelmiyor. Her defasında ufak bir şey için gittiğimi sanıyorum kocaman bir şey çıkıyor iş uzuyor. Baya can sıkıcı. 

Bugün işe döndüm. İki günlük rapor yine doktorlarla geçti. Bu sene ne zaman izin alsam bi doktorluk işim çıkıyor iznimden bişey anlamıyorum, özellikle de diş konusunda çok oldu. 20leri çektirdim çok zor oldu mesela. Ondan sonra da iyice travmatik olmaya başladı dişçiye gitmek benim için zaten. 

Dün iftarı açıp başka bir şey yiyip içmeden dişçiye gitmiştim anca yetişirim diye. Dişçiden o kadar geç çıkınca da bişey yiyemedim, uyuşukluğum da tam geçmemişti. Bi de tedirgin oldum daha yeni yapıldı diş eti kesildi sıkıntı olabilir vs diye. Sahura kalkarım nasılsa diye yattım öyle bişey yemeden içmeden. Sahurda da yiyesim gelmedi sadece bir bardak su içip yattım. Bugün çok zorlanmadım, sadece bazen başım dönüyordu biraz. Ama öyle çok açlık susuzluk çekmedim. İftardan önce tartıya çıktım 1 kilo 100 gram eksik çıktı nasıl mutlu oldum. İftarda da çok kaçırmadım ama iftar sonrası tekrar çıktığımda eski kiloma geri dönmüştüm. Ramazan sonrası öğünlerimi iyi ayarlayabilsem keşke. İşyerinde yemekhaneye yazıldığından beri yine kilo almaya başladım. Sadece salata çorba alırım diye çıkıp hepsinden alıyorum, görünce dayanamıyorum ya. Bi de paralı zaten maaştan kesiyorlar, madem ödüyorum hakkımı alayım diyorum. 2 kere sildirdim, evden götürmeyi ya da dışarıdan bir şeyler almayı denedim ama öyle de olmuyor. Daha masraflı ve sağlıksız oluyor. Neyse böyle devam, irademi kaybetmemem ve dikkat etmem lazım. Gerçi asıl bozan şey akşam eve gelince de bir şeyler yemem. Alışkanlık herhalde, eve gelince illa yemek zorundaymışım gibi bir his. Çok hafif yiyorum mesela yoğurt, meyve gibi genelde ama o bile gereksiz oluyor hiç aç hissetmeden yiyorum. Akşamları bişey yeme mecburiyeti nasıl kodlandı kafamıza ya. Yemek olmasa bile çayın yanına tatlı falan bişeyler. Akşamları gerçekten bir şey yemeden geçirebilen var mı? Bir kaç kere yapılsa normalleşecek bir şeydir belki de, cesaret gerekiyordur. Aç hissetmeyi göze alma cesareti…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder