Camille Claudel 1864 Fransa doğumludur.
Heykeltıraşlığa olan yatkınlığı ve hevesinden dolayı almak istediği heykelcilik eğitimine annesi tamamen karşı çıksa da, babası her türlü maddi ve manevi desteği sunmuştur. Ama ne yazık ki babası uzun yaşamaz. Kendisini destekleyen diğer kişi, erkek kardeşi Paul ise diplomat olduğu için evlenip Çin'e yerleşir...
O zamanlar kadınlar sanat akademisinde eğitim alamazdı, heykeltıraşlık da tam bir erkek işiydi. Babasının desteği ile, "Düşünen Adam” heykelinin sahibi büyük sanatçı Auguste Rodin'in atölyesinde özel ders almaya başladı. Camille 19, Rodin ise 43 yaşındaydı. Aralarındaki ilişki zamanla aşka dönüştü. Ve başlangıç olarak gördüğü şey aslında hayatının sonuydu.
Rodin'in 20 yıllık sevgilisi vardı. Evli değildiler ama çocukları vardı ve zaman zaman başka kadınlara gittiğini bilse de sevgilisi Rose Beuret onu her dönüşünde kabul etmişti. Rose ile araları pek iyi değildi, bu dönemde Camille ile yakınlaşmaya başladılar. Camille'ye, Rose'dan ayrılacağını söylemişti.
Bu tarihlerde ikisi birlikte, "Cehennem Kapısı" adlı büyük eseri yaptılar.
Büyük bölümünün Camille tarafından yapıldığı söylenir, ama Rodin'in ünü yanında Camille gölgede kalmıştır.
![]() |
| Cehennem kapısı |
|
![]() |
| Cehennem kapısı - detay2 |
Duruma daha fazla katlanamayan Camille, zor olsa da Rodin'i terk etti. Çok sancılı bir döneme girmişti, en büyük eserlerini bu dönemde verdi.
"Uçup giden Tanrı", diğer adıyla "Olgunluk Çağı" adlı eserini bu dönemde yaptı. İlk defa, sertliğinden dolayı işlenmesi oldukça zor olan oniks maddesini kullandı. İhtiraslı aşkını temsil eden bu eserde, Rodin'in Rose Beuret ile birlikte gittiği ama yüzünü dönmese de elini Camille'ye uzattığı, Cemille'nin ise çaresizce ellerini ona uzattığı görülüyor.
![]() |
| Uçup giden Tanrı / Olgunluk çağı |
Bir akşam sinir krizi geçirdi ve 90'a yakın eserini yok etti.
Giderek paranoya belirtileri göstermeye başlıyordu.
Annesi, kız kardeşi ve Rodin onu ruh hastalıkları hastanesine yatırdılar. Rodin en güçlü rakibi Camille'yi saf dışı bırakmak isteğiyle, Camille'nin hastaneye yatırılmasında yardımcı oldu.
Hastanede heykel yapmasına izin vermediler, oysa sadece heykel yaparken iyi hissediyordu ve daha düzgün davranıyordu.
Doktorlar ailesine, Camille ile görüşmelerini rica eden bir mektup yollasalar da ailesi, özellikle de annesi kabul etmedi.
30 yıl boyunca 5 yılda bir erkek kardeşinin yaptığı ziyaret dışında hep yalnızdı. Son zamanlarda erkek kardeşi de artık gelmiyordu. “Bu kadar yalnız kalmak için ne yaptım?” düşüncesi ile öldü. Öldüğünde cenazesini alan da olmadı.
![]() |
| Camille Claudel |






son kelimeye kadar okudum.. üzülmemek elde değil bunu okuduktan sonra
YanıtlaSilGerçekten öyle... Okuduğun için teşekkürler.
Silvay be bir aşk için bu kadar şeye katlanılır mı Demek ki aşk insana her şeyi yaptırıyor Bir gün aşkı bulursam böyle yaşamak istemem açıkçası :)
YanıtlaSilBen de istemem. Aşktan ziyade, Rodin'in tavırları mahvetmiş aslında Camille'nin hayatını :(
SilÇok hazin bir yaşam öyküsü, bir an empati yapınca bile başım döndü, mideme kramplar girdi. Hiç de kolaylığı olmayan bir yaşam. Sunum ve anlatımınız da çok güzel. Kaleminize sağlık. Hoşça kalın.
YanıtlaSilEvet çok kötü bir yaşam malesef :(
SilSağolun, yorumunuz için teşekkürler.