Sayfalar

▼

3 Nisan 2026 Cuma

The Boss

Bugün bu yazıyı böyle bir masada yazıyormuşum gibi hayal etmek istiyorum. Kahvem, kruvasanım ve laleler. 
Yabancı olan ama Türkçe de bilen bir arkadaş kruvasan derken krousan gibi bişeyler diyordu orijinal okunuşu galiba, bir türlü anlamıyordum sonra Türklerden duymuş “kuru hasan” dedi anlamam için ve anladım :)) bu çöreğin Türkçesi kuruhasan olabilir ne yazık ki.

Bugün müdürüm ile görüşme vardı biliyorsunuz ki, yani başhekimle. Gittim konuştum anlattım her şeyi. Tahmin ettiğim gibi, orayı yönetmeyi bileceksin minvalinde konuştu. Sınırını koyacaksın iş bölümü yapacaksın dedi. Zaten bunu yaptığım halde olmuyor iletişim kurulmuyor dedim. Onu oradan başka hiçbir yere koyamam birlikte çalışmaya devam edeceksiniz dedi. Görev dağılımını yap getir ona tebliğ edeyim dedi. Topu yine bana attı yani ama o tebliğ edeceği için emir daha büyük yerden gelmiş olacak ve itiraz edemeyecek. 
Beton ablaya anlattığımda çok iyi geçmiş görüşmen dedi ama bana nedense o kadar da iyi geçmiş gibi gelmiyor, kızı burdan alır diye düşünmüştüm. Nedense sahiplenmiş kızı, torpilli falan mıdır nedir. Geçenki rüyam çıktı resmen. Kızın dokunulmazlığı var.
Neyse artık işleri bi listeledim biraz bölüştürdüm kıza söylemeden çünkü söyleme dedi. Üzerinden geçicem düşünücem şimdi bunu bi kere sunarsam “ay vazgeçtim öyle değil böyle olsun” diyemem net karar vermiş olmam lazım o yüzden acele etmiyorum Pazartesi gidip söylerim son kararımı.

Bugün yeni tanışmalarım da oldu. Çok tatlı insanlarla tanışıyorum ama sık sık karşılaşmadığımız için bir dahaki gördüğümde tanımıyorum genelde. Onlar beni daha kolay tanıyor çünkü onlar için belki tek yabancı yüz benken benim için hepsi yabancı yüzler :)) Birkaç kere daha karşılaştıkça iyice tanışık oluruz diye düşünüyorum. 
He bide bugün işe girdiğimden beri en şık halim olabilir. Leoparlı uçuş uçuş uzun eteğim topuklu botlarım ve kolları fırfırlı siyah kazağımla baya yönetici bir havam vardı. Keşke hep böyle devam edebilsem ama ben salaş seviyorum yaa bazen eşofmanla bile gelebilmek istiyorum. Gerçi onu da yakıştırırız be. Önemli olan kendine yakışanı giymek. Şu an eve geldim ve pijamalara geçtim, dünya varmış :))

4 yorum:

  1. Anlattıklarından kızın otizmli olabileceğini ve engelli kadrosu nedeniyle işten çıkarılamayabileceğini düşündüm aylardır ama içimde tutup duruyorum, bugün söyleyesim geldi.... Belki bakış açın değişir? Yani tüm o yaptıklarını isteyerek yapmıyor olabilir, istese de yapamıyordur belki.... ama bilemedim tabii, görmeden fikir yürütmek saçma gibi geldi. Sadece seni çok streslendirdiğini hissettim de, belki başka bir bakış açısı rahatlatır diye umdum haddime düşmeyerek.... Zor bir durum gerçekten de.
    Karl Lagerfeld "eşofmanı bir defa giyen, tüm oyunu kaybetmiştir.." gibi bir şey demişti 2020'leri görse düşer ölürdü :)))) aklıma o geldi şimdi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Burada tanıştığım abla "o engelli kadrosunda zaten" demişti ve bana gerçekten bir rahatama gelmişti hatta yazmıştım buraya da ama bir süre sonra yine afakanlar basmaya başladı. Tamam engelli diyip ona yorayım takmayayım diyorum ama asıl sıkıntı aslında herkesin işlerini ben buranın sorumlusu olarak işe başlamış olduğum halde hala onun üzerinden yürütmeye devam etmesi ve benim bunlardan geç haberdar olmam. Başhekime engelli kadrosunda galiba dedim hayır o engelli kadrosunda değil dedi, evet bişey var ama kardosu o değil kendi haline bırak boşver onu sen falan dedi dedi. Belki de acele ediyorum bilmiyorum, hala insanlar beni yeni yeni tanıyor sonuçta. Teşekkür ederim canım 🧡 görev dağılımı netleşince daha iyi olacağını umuyorum başka seçeneğim kalmadı :)
      hahah eşofman kırmızı çizgimizzzz :D

      Sil
  2. Leoparlı uçuş uçuş uzun eteğim topuklu botlarım ve kolları fırfırlı siyah kazağımla baya yönetici bir havam vardı 🥳🥳

    YanıtlaSil