Sayfalar

▼

5 Ağustos 2019 Pazartesi

İyi düşünememe problemi


Bizim 8 Ağustos’a aldığımız bir tur paketi vardı kız kardeşimle. Tedarikçiden kaynaklı sıkıntı olmuş, turun başlangıç tarihini 10 Ağustos’a almışlar. İptal etmek istemedik, tamam dedik ama moraller bozuldu tabi. Biz bu turu bir ay öncesinden almıştık ve heyecanla bekliyorduk.

İkimiz de ilk defa bir tura katılıyoruz. Üstelik Bozcaada Asos turu. O yüzden iki gün beklemeye dahi tahammülümüz yoktu. Üstüne bir de neredeyse tüm kurban bayramını kapsayacak olması da stres yarattı. Ya misafir çok gelirse bizimkiler sorun çıkrırsa falan diye...
Bari beklediğimize değse de güzel geçse turumuz...

Nedense içimde her şeyde sorun çıkacakmış gibi bir his var. Mila’yı aniden kaybetmemin de etkisi büyük tabi ama Mila’yı yeni sahiplendiğimde de vardı bu his. Mila’nın ölümüyle daha da arttı. Kaybetme korkusu ve işlerin ters gitmesi korkusu. Bu korku da tetikliyor olabilir hayatımdaki akışı. Bilmiyorum. Sanki hiçbir şey yolunda değil gibi.

Mesela Limon ağacı almıştık fidancıdan, alttan çıkardığı yeni sürgünleri keseyim de meyveler daha kolay büyüsün dedim ama o kestiğim yerler aşı macununu tutmadı ve bal çıkarıp duruyor. Yapraklarını da dökmeye başladı. Ya meyveler de yetişmeden dökülürse diye ödüm kopuyor.

Sadece her şey ters gidecek korkusu yok aslında bende, her şey benim yüzümden ters gidecek korkusu daha fazla. Ben budadım diye ağaç ölecek korkusu, annemler tatildeyken Japon balığı bırakmıştı bana onu da öldüreceğim korkusu vardı mesela. Şimdi tur için tamam dedik ama yine bir sorun çıkacakmış gibi geliyor, ya yolda bir şey olursa korkusu geliyor arada bir. Çok şiddetli bir korku değil ama aklıma geliveriyor işte. Ya araba külüstürse ve rahatsız olursak, ya oteller kötü çıkarsa vs...

Ama bunun yanında iyi şeyler de oluyor, iyi insanlar sayesinde. 
Mesela YouTube’da Renkler ve Zevkler diye bir kanal var. Videoları çok bilgilendirici gerçekten çok faydalı, severek takip ediyorum. Limon ağacındaki sorunu kime sorabilirim diye düşünürken aklıma geldi, instagramdan mesaj attım. Fotoğraflarını da gönderdim sorunlu bölgelerin. Bir umut diye gönderdim ama kesin görmez diyordum. Cevap yazdı, yoldayım yazamıyorum şu numaradan arar mısınız diye. Aradım, araba kullanıyormuş. Tüm sorduğum sorulara detaylıca cevaplar verdi. İçimi rahatlattı. Narenciye ağaçları dayanıklıdır dedi. Yaprak dökmesinin nedeni açık balkondan kapalı balkona alışımızmış. Çok sıcakta kalınca döküyormuş. Gövdesinde bir sorun yokmuş, biraz bal akar sonra düzelir dedi. Toprakta zararlı böceklenmeye karşı biraz kükürt alıp elle karıştırın dedi. Şeker gübre verin dedi bir tatlı kaşığı yeter o saksı için dedi. Bu kadar bilgiyi bana bedava verişini takdir ettim, her şeyi parayla takas eden bir çağdayız malum. Üstelik hiç tanımadığı, internetten biriyim. Böyle insanlar da var mı hala ya dedim içimden. Çok teşekkür ettim kapattım telefonu. Hemen açık balkona aldım ağacı. Hala içimde lanetli olduğuma dair bir his taşıyor olsam da, belki de o adamın iyiliği hürmetine düzelir diye ümit ediyorum.

O kadar garip bir his ki, sanki çok yoğunlaşırsam elimi değdirdiğim her şeyi mahvedebilirmişim gibi, yakıp yıkabilirmişim gibi bir negatiflikle yüklü hissediyorum. Parmak uçlarımdan kara şimşekler çakıyor sanki. Her şeye zarar verirmişim gibi, karantinaya alınmalıymışım gibi...

12 yorum:

  1. Güzel düşün güzel olsun derler ya hani. Ben buna çok inanıyorum. Düşüncelerin ve kelimelerin de enerjisi var çünkü. İnşallah çok güzel bir tatil, gezi ve bayram süreci geçirirsiniz hep beraber 😉🌷🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim 😊 ben de çok inanıyorum ama bazen buna rağmen o iyi düşünme kısmını yapamıyorum. İnşallah güzel olur her şey ♥️

      Sil
  2. Özlem'ciğim Mila'nın kaybı yüzünden böyle oldun, zamanla geçer, tatil eminim iyi gelecektir, yukarıda Yıldız'cığımın da dediği gibi güzel düşün güzel olsun. Bazen kaderin veya olacakların önüne geçemiyoruz:( zaten her şey olacağına varıyor....iyi tatiller diliyorum şimdiden:) bu arada eğer Ankara'da akraban filan ziyareti yaparsan abimin evde doğan yavruları var, kudur kudur oynuyorlarmış evde:) hatta vermek için bloğumda yazısı ve fotoları duruyor iki taneler, istediğin birini - kimselere kıyamıyoruz- sana gönül rahatlığıyla seve seve veririz...İstanbul'a götürürsün:) sağlıklı, hiç sokak görmediler evde dünyaya geldiler....
    Sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şimdi bloguna girip baktım ablacım çok tatlılar ♥️. Ankara’da kimsemiz yok malesef işim de düşmediği için hayatımda hiç gitmedim ama olur da yolum düşerse söylerim sana. Bana güvenmen iyi hissettirdi beni, şu aralar ben bile kendime güvenmezken :) teşekkür ederim. Tatilin iki gün daha gecikmesine tahammül edemememin bir sebebi de belki bana iyi geleceğine inanmamdı. İnşallah iyi gelir ve her şey güzel olur. Sevgiler 😊💕

      Sil
    2. Ne demek tabii ki güvenirim, senin melek Mila için nasıl sevindiğin, kedin olacak diye nasıl heyecanlandığın ve akabinde senin dışındaki olaylar yüzünden nasıl üzüldüğünü gördüm ben. Sadece ben değil kedisini yuvalandırmak isteyen herkesin gözü kapalı güveneceği birisin. Tatil sana çok iyi gelecek, her şey güzel olacak:)♥
      sevgilerimle..:)

      Sil
    3. İnşallah ablacığım 💕 teşekkür ederim 😊

      Sil
  3. Umarım tatiliniz güzel geçer...

    YanıtlaSil
  4. İyi düşünememe kronik hale gelmedikçe sorun olmaz bence, geçici olduğunu düşünüyorum. Birkaç olay üstüste gelince bazen herkeste olur ama sevdiğin kişilerle beraber olup odak noktanı başka yerlere dağıtınca geçecektir emin ol. Bence tatil çok iyi geçecek ve geri döndüğünde de bu duygulardan eser kalmayacak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bugün biraz çıkıp dolaşmak bile iyi geldi, turdan sonra daha iyi olacak inşallah 😊 teşekkür ederim

      Sil
  5. Ara ara bende yaşıyorum o duyguyu. Ama sende daha baskın gibi. Böyle düşünmemeliyim. Bu saçmalık diyorum böyle düşünce bana gelince.

    YanıtlaSil