Öğretmenlik


Belki de ölmeden önce 100 şey listesi yapmalıyım. Bir kısmını gerçekleştirmiş olduğum maddelerden de oluşmalı. Hayat devam ediyor ve hâlâ yapılacak, denenecek çok şey var.

Beni Instagramdan takip edenler görmüştür, ıslak kek fotoğrafı atmıştım geçenlerde. Onu attığım an bir öğretmen arkadaştan DM geldi. "Hocam yapılır mı bu ya :(" diye. Bu arkadaş, 2012 de öğretmenlik yaptığım lisede bilgisayar bölümü öğrencilerinin elektronik derslerine giriyordu. Ben de grafik ve yazılım derslerine giriyordum. Donanım ve Ağlara da giriyordum aslında, elektronik hariç hepsine giriyormuşum bak şimdi düşündüm de tüm derslere girmişim ben. İyi kalkmışım altından.

Okuldan kimseyi takip etmiyorum ve hiç birini sosyal medya hesaplarımda tutmadım, sildim bir zaman sonra. Ama bu hoca beni takipten çıkarmamış meğer.
Bana uzun zaman sonra birisi hocam diye hitap edince karışık duygular yaşadım. Koridorda "Özlem teacher'ıııım" diye peşimden koşturarak sadece nasılsınız  demek için bana yetişen öğrencilerim geldi aklıma. 
Öğretmenler odasında (kutu gibi ufacık bir olaydı o da) yapılan sohbetler, hocaların uygun fiyata ev alıp kiraya verme çabaları geldi aklıma. Yıl sonunda yapılan kulüpler, oynanan oyunlar, doğumgünümde orada olmayacağım için erken yapılan kutlamalar. Hepsi çok farklı çok ayrıydı. Ben daha kendim çocukluktan çıkamazken öğretmen olmaya çalışıyordum. Ufak cüssemden kendim bile beklemediğim ataklar ile koca sınıfı susturuyordum. Aniden susmalarına kendimi tutamayıp gülüyordum bazen ne kadar kendime engel olmaya çalışsam da. Komikti, eğlenceliydi, zordu, stresliydi ama güzel bir deneyimdi.

Sen kalk, daha adam akıllı bir iş deneyimin bile yokken hiç alakan olmayan bir mesleğe kalkış, hem de lisede hem de meslek lisesinde bilgisayar öğretmeni ol. Laboratuvarlarda string fonksiyonları, döngüleri, WAN, LAN, WPN'leri anlat. Üniversiteden, derslerden kalan bilgilerin ile yetinmeye çalış.

O hoca arkadaş mesaj attığından beri öğretmenliği düşünüyorum. Kardeşime bakıyorum, kolay meslek değil ama atanırsan kolay aslında. Çünkü daha az ders ile kendine yetecek maaşı alabiliyorsun o zaman, ama ücretli öğretmen olunca tüm hafta full derse girdiğin halde sadece 1600 falan kazanabiliyorsun. Atanmış öğretmenlerin aynı şekilde çalışıp, tüm hafta derslere girdiğinde 4000tl kazanacağını bilince bu koyuyor insana tabi. Bu yüzden o kadar yoğun bir ders programı yapmalarına gerek kalmıyor onların, her gün full-time çalışmıyorlar ve iyi kazanıyorlar. Atanınca güzel meslek yani kısacası. Kendimde o gücü bulabilsem, ders çalışabilirim diyebilsem, kendime inanabilsem Dgs'ye hazırlanıp öğretmenlik okumayı çok isterim ama kendime yeteri kadar inanamıyorum. Pes ederim gibi geliyor...

özlem

iletişim: ozlemkutlu2@gmail.com

8 yorum:

  1. Ben de kamudan ayrılmış biri olarak,kamu sektörünün insanın vizyonunu ve gelişimini öldürdüğünü düşünüyorum.Hele Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığında sözleşmeli(yani torpilli)yöneticiler,insanın işinden soğuma sebebi bile olabiliyor :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısınız kamu ömür çürütüyor malesef, kamuda çalışıyorum ve buradan önceki hayatımı özlüyorum çoğu zaman, çok değiştiğimi ve enerjimin sürekli emilidiğini hissediyorum...
      Ömrümü burada çalışarak geçirmek istemediğime eminim... Allah gönlümüze göre versin, hayırlı kapılar açsın.

      Yorum için teşekkürler.

      Sil
  2. Hep öğretmen olmak istemiştim ama olmadı, ben o hayalden vazgeçtim ama sen vazgeçme bence, hemde bir kere tatmışken. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmiyorum yaa.. sen neden vazgeçtin ki?

      Sil
  3. Öğretmenlik mesleğine maddî açıdan bakıldığında "kebap" bir meslek evet ama manevî yükümlülük ve sorumlulukları da çok fazla olan bir meslek. Yanlış anlamayın sözüm size değil ve ben bunu her zaman söyletimh; herkes öğretmen olmamalı bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet herkes olmamalı kesinlikle katılıyorum size.

      Sil
  4. Bende DGS'ye az bi çalışsam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon'a geçiş imkanım var ama... ama... ama... ://

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha yaşın küçük, peşini kovala bence :)

      Sil