Mayıs ayı kitapları


En son dün, Ahmet Şerif İzgören'in kitabını okurken bunu da bitireyim de mayıs ayına iki kitap bitmiş olsun bari diyordum. Bugün 1000kitap'ta bu ay okuduğum kitaplara bakınca şok geçirdim. Ben meğer 5 kitap bitirmişim bu ay.

Rezonans kanunu, Nisan sonundan sarkan bir kitap ama sonuçta o da bu ay bittiği için Mayıs kitapları arasında.

Ekran görüntüsünü, 1000kitaptan aldım. Puanlamalarımı da görüyorsunuz. Tek tek yorum yapmam gerekirse:

Rezonans Kanunu: Bir defa yetmez bir kaç defa okunmalı. Kitabı yere düşürüp nerede kaldığımı bulamayıp geriden okumaya başladığımda bunu daha iyi fark ettim. Bir kaç cümle tanıdık geldi sadece, gerisi ilk defa okuyorum gibiydi ve daha güçlü etkiledi beni.

Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku: Kızkardeşimin kitabıydı, bir saatliğine ödünç alıp okudum. İnce olduğu için hemen bitti. Değişik geldi bana, bittikten sonra ben ne okudum şimdi? dedim, iyi ya da kötü diyemiyorum, yorum yapamıyorum bu kitaba. Filmi de varmış.

Ateş Yakmak: Aslında bir günde bitecek kısalıkta bir kitap ama tek bir hikaye beklerken üç ayrı hikayeden oluştuğunu görünce hayal kırıklığı yaşadım. Ateş yakmak, ilk hikayenin başlığı sadece. Birinci ve ikinci hikaye iyiydi. Üçüncü hikaye sıkıcı geldi. Belki de ara vererek okuduğum için yüzeysel geçtim üçüncü hikayeyi. Jack London'ın genel tarzı, entrikasiz düz giden konular sanırım. İşin sonu en genel olarak nereye varabilir gibiyse oraya varıyor, bir sürpriz yok. Karakterlerin çaresizliğini işliyor genelde.

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı: Yazım hataları, noktalama hataları ve düşük cümleler yüzünden çok akıcı gitmedi, çabuk ilerleyemedim. Bazı cümleleri anlamak için çok defa tekrar okudum ama hâlâ ne demek istediğini çözemedim. En sonunda, anlaşılır gelmeyen cümleleri üstünkörü geçerek okuyup bitirdim. Çeviri ve yazım hataları dışındaki kısım etkileyiciydi. Normal kişisel gelişim kitaplarının dışına çıkmış biraz. Istırap kaçınılmaz, başarısızlık aslında başarıdır gibi pembe gözlükleri çıkarıp gerçekçi bir şekilde bu hayatı yaşamayı anlatıyor.

Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır: Bir çok kişisel gelişim kitapları okuyan biri için basit kaçabilecek bir kitap. Kitabın yarısından fazlasında anlatılan olaylar, örnekler, önceden okuduğum/duyduğum şeylerdi. O yüzden çok sıkıldım. Nasılsa yazı puntosu büyük, bazı yerlerde resimler var çabuk biter diye yani aslında okumuş olmak için okudum. Bu kitabı görüyordum ama ilgimi çekmiyordu, almayı hiç düşünmemiştim. Sonra, aynı günde iki defa okuyanlar, en kötü anında okuyup morali düzelenler vs olduğunu görünce çok merak edip aldım. Galiba fazla beklentiye girdim. Beklentimi karşılamadı. Ama ilk defa bir kişisel gelişim kitabı okuyacaklar için tavsiye edebilirim.

Özlem Kutlu

Merhaba, 1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Eski yazılımcı, şimdi kamu personeliyim. Bloggerlığın daha popüler olduğu ilk yıllarda bir çok blog açtım ama kısa süre sonra kapattım. Yıllar sonra geri döndüm. 5 Eylül 2016'dan beri bu blogta yazıyorum.

iletişim: ozlemkutlu2@gmail.com

4 yorum:

  1. yani, kurgu az okumuşsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bayadır bu türlerden gidiyorum :)

      Sil
  2. Okumadigim kitaplar. Bu ay ben de normalden fazla kitap okudum 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ramazan bereketi mi acaba 😁

      Sil