Haydi bu gece birlikte küçükprens okuyalım


Küçük prens hiçbir üzüntü hissetmeksizin, son baobap filizlerini de söktü. Bir daha hiç geri dönmeyeceğine inanıyordu. Ama o sabah son kez yaptığı bu günlük işler ona öyle güzel gelmişti ki... Ve nihayet çiçeğini sulayıp korunağını üzerine yerleştirmeye hazırlanırken, ağlayacak gibi oldu.

"Elveda" dedi çiçeğe. Ama çiçek cevap vermedi.

“Elveda” dedi tekrar. Çiçek öksürdü. Ama üşüdüğü için öksürmemişti bu kez.

“Aptalca davrandım” diye fısıldadı sonunda. “Lütfen beni affet. Mutlu olmaya çalış.”

Oysa küçük prens çiçeğin sitem edeceğini sanıyordu. Şaşırmıştı. Elinde çiçeğin korunağı, öylece kalakalmıştı orada. Bu davranışına bir anlam veremiyordu.

Çiçek: “Seni elbette seviyorum” dedi. “Eğer bunu anlayamadıysan, suç bende. Ama sen de en az benim kadar aptalca davrandın. Neyse, mutlu ol. O korunağı da bırak elinden, artık onu istemiyorum.”

“Ama rüzgar...”

“O kadar da hasta değilim. Gecenin derinliği bana iyi gelecektir. Bir çiçek olduğumu unutma.”

“Ama hayvanlar...”

“Eğer kelebekleri görmek istersem, birkaç tırtılla iyi geçinmem gerekecek. Eğer bunu yapmazsam, hiç arkadaşım olmaz. Sen uzaklarda olacaksın. Hayvanlara gelince, onlardan korkmuyorum. Benim de pençelerim var” diyerek dört küçük dikenini gösterdi. Sonra da “Böyle oyalanma, sinirlerim bozuluyor. Gitmeye karar verdin, o halde git” dedi. Ağladığının görülmesini istememişti. Çok gururlu bir çiçekti.

Özlem Kutlu

Merhaba, 1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Eski yazılımcı, şimdi kamu personeliyim. Bloggerlığın daha popüler olduğu ilk yıllarda bir çok blog açtım ama kısa süre sonra kapattım. Yıllar sonra geri döndüm. 5 Eylül 2016'dan beri bu blogta yazıyorum.

iletişim: ozlemkutlu2@gmail.com

2 yorum:

  1. Sonra da Küçük Kara Balık okuyalım mı? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveeeet 😍
      Hadi bu gece de onu okuyalım 😊

      Sil