291 / 365


Servisten iki arkadaş ile parka gidip çekirdek yemek için servisten erken indik. Parktaki bankları beğenemedik, bu pis bu ıslak derken tepeye kadar çıktık, çıkmışken bari Çamlıca tepesine gidelim simit çay yapalım dedik. Hiç planda yokken Çamlıca'ya çıktık. Simit çay aldık ama çekirdek de yedik tabi 😁
Sonra önümüzde oturan yabancılarla konuşma arzusu depreşti bizimkilerde, boşverin desem de hiç İngilizce bilmeyen arkadaş gidip Türkçe konuşmaya başladı "Türkçe biliyor musunuz" diyerek. Biraz anladılar bilmediklerini söylediler sonra arkadaş oradan bana seslenip "nerelisiniz nasıl denir" deyince ve diğer arkadaş yani Tuba da hadi git konuş öğren kimmişler diye ısrar edince kalktım gittim. Morocco'lu ve Somali'li olanları hatırlıyorum diğerini hatırlamıyorum. Ama hepsi Hollanda'da yaşıyormuş, konuştuğum kişi doğma büyüme oradaymış. Pazar günü döneceklermiş Türkiye'ye bayılmışlar.

Biraz böyle konuştuk sonra vedalaşıp kalktık, bugün öğlen Tuğba ile Watsons'tan biseyler almıştık, pahalı kremler :D akıllı ben poşetimi almamışım masadan. Eve geldim kardeşime aldıklarımı anlatırken "bunların hepsini bu küçücük çantana nasıl sığdırdın" deyince poşetimin yanımda olmadığını farkettim. Hemen Tuğba'yı aradım, benim poşetimi de almış ama farkında değil :)) ben sorunca farketti.

Bugün İstanbul'da, özellikle Üsküdar'da her yerde su kesintisi yaşanacak dediler. Saat 23:00 ile 07:00 arası dediler ama şu an 21:12 ve bizim sular kesik.

Bu arada Tuğba ile yapışık ikiz olduk neredeyse, hatta blogumun adını yine bir gün biz Tuğba'yla diye değiştirsem mi acaba 😁

Fotoğrafta görünen yuvarlak şey kuş yuvası. Ne kadar acayip değil mi? Çamurdan yapmış, kocaman nar gibi duruyor.

Son olarak, Tuğba Edirne gezimizi anlatan bir yazı paylaşmış, bloguna bir uğrayın derim >> bakgokyuzune.blogspot.com :)

özlem

Merhaba, 1986 İstanbul doğumluyum. İstanbul'da yaşıyorum. Eski yazılımcı, şimdi kamu personeliyim. Bloggerlığın daha popüler olduğu ilk yıllarda bir çok blog açtım ama kısa süre sonra kapattım. Yıllar sonra geri döndüm. 5 Eylül 2016'dan beri bu blogta yazıyorum.

iletişim: ozlemkutlu2@gmail.com

4 yorum:

  1. Merhabalar.
    İnsan gerçekten yabancı uyruklu bir insanla karşılaştığı zaman, en azından meramını anlatacak kadar ya da karşıdakinin meramını anlayacak kadar bir yabancı dil öğrenmemiş olmanın ezikliğini hissediyor. Benim Almancam çok iyiydi (yabancı dil çok nankördür, egzersiz yapmazsan çok çabuk unutursun) ama, illa da İngilizce bilmek gerekiyor. Çünkü, tüm yabancılarla menşei ne olursa olsun İngilizce lisanı ile anlaşabiliyorsun. İngilizce artık tüm milletlerin ortak dili olmuş durumda.

    Bakın aynı durumu siz de yaşamış, karşılaştığınız yabancılarla konuşma ihtiyacı hissetmişsiniz. İnsan konuşup anlaşamayınca da ne kadar büyük bir eziklik hissediyor değil mi?
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ingilizce ortak dil olduğu için illa ki bilmek gerekiyor gerçekten, diller farklı olsa da aynı hamurdan olduğumuz anlaşılıyor konuşunca :))
      Yabancı dil pratik istiyor, yoksa çabuk unutuluyor malesef.
      Yorumunuz için teşekkür ederim, selamlar.

      Sil
  2. Dur özlemişsindir beni buraya da geldim :)) Pahalı krem bulursam toplar giderim :D:D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahaha :D
      affetmezsin biliyorum :)))

      Sil