202 / 365

- Temmuz 21, 2017


İşyerinde başka bölümden birine, bin küsür tllik kemanı var çalıyor ediyor diye güvenip kemanımın akorduna baktırmak istedim. Götürdüm kemanı, daha tutamıyor bile bakmadan yayı çekince tahtaya sürüp ses çıkmıyor diyor ben bi işkillendim. Bir de perdenin önündeki reçine tozlarını görünce bu ne ya ne çok tozlanmış sen bunu ne zaman kullandın en son dediğinde onlar reçine tozu, çalışınca dökülüyor, normal deyip susturdum ama keşke o an canım kemanımı ona emanet etmeyip de orayı terk etseydim. Bana geri uzattı bi çal da bakalım sesine diye sonra tek tek yayları sıktı gevşetti. Birini sıkayım derken hep geri sarıyormuş gevşetiyormuş meğer tel özgürlüğünü ilan etti sonunda. Sonra o teli takmak için uğraşırken sekreter de geldi oğlunun kemanı varmış da biliyormuş diye.
Ben hâlâ bi bildikleri vardır diye bekliyorum saf saf.
Taktı sonra iyicene bi sıktı, çat diye koptu tel. Kalakaldım öyle. Güvenip gelen aklıma sövdüm baya. Çok kızdım kendime çok.
İnsan bir şeyi bilmiyorsa neden biliyorum der? Biliyorum demekle de kalmaz kendini o işin ilahı gibi gösterir? Neden? Bilmiyorsan bilmiyorum de, bir de benim tellere çamur atıyor kötüymüş bilmem ne diye.
Aldım kemanı yerime gittim, ben bazen çok salak saf biri oluyorum galiba. Çingene gibi cazgırlaşamadığım için de zararımı kucaklayıp oturuyorum.
Neyse ki asıl birlikte çalıştığım kişiler anlayışlı ve iyi niyetli. Sağolsun yanımdaki abla hemen internetten en yakın enstrüman dükkanını buldu ve bana git teli taktır akoru da yaptır gel biz seni idare ederiz dedi.
Çıktım minibüse bindim, tıklım tıklım. Yolculardan birinden de azar işittim bunlarla biniyonuz iki kişilik yer kaplıyonuz ne bu diye söylendi. Haklıydı biraz aslında. Toplu taşıma aracına binmeyi unutmuşum resmen. Çıkardım sırtımdan koca keman çantasını önüme aldım biraz yer açıldı.
Neyse indim buldum dükkanı, asıl sahibi orda değilmiş tel takmayı bi tek o yapıyormuş bir saat sonra gelirmiş. Ofladım pufladım bekleyemem dedim gideyim o zaman dedim adam beni durdurup bir daha aradı bir dakika bekleyin geliyor dedi. Geldi. Ben o kadar dertliyim ki arkadaşa akord edecek diye getirdim teli kopardı sinir oldum işten çıktım geldim işe yetişmem gerek bi daha kimseye elletmiycem falan diyorum karşımdakiler gülümsüyor susuyor. Ben de uzatmadım sustum bekledim. Adam az kala diğer teli de koparıyormuş dedi. Tellerim kötü mü diye de sordum, değilmiş. Kopan telin yerine yenisini taktı, akordu yaptı, diğer telleri çantama koydu. Teşekkür ettim. 25 tl ödedim çıktım işe döndüm.
Yanımdaki ablaya da bir daha yine o kişiye güvenesim gelirse beni uyar, engelle dedim.
Ah özlem ah sen ne zaman akıllanacaksın...

Benzer Yayınlar

0 yorum