85 / 365

- Mart 26, 2017


Günlük yazmayı bırakmıştım güya, sıkıldıkça telefonumun notlar kısmına yazıp durmuşum.
Telefona bişey olur silinir, bari korumaya  alayım bunları deyip tek tek deftere geçirmeye başladım ama çok geçmeden vaz geçtim. Yaz yaz bitmiyor ki. Elim, bileğim ağrıdı bıraktım. Zaten 2001den beri defterler var saklaya saklaya arşiv başıma dert oldu atsan atılmaz satsan satılmaz.
Gerek yok yeni ciltler eklemeye dedim. Madem yazmak bana iyi geliyor, içimi dökmeye ihtiyaç duyuyorum. O zaman dijitale yazıp bir süre sonra sileyim gitsin dedim ve artık günlüklerimi kısa ömürlü ve  dijital(ya da bir kağıda yazıp atmalık) tutmaya karar verdim.

--

İş yerinden bir abimizin bugün kalp krizi geçirip öldüğünü öğrendim. Ölüm ne kadar ani geliyor, bir anda tüm planları hayalleri bırakıp gidiyorsun. Hayat çok acayip. Hiç bir hastalığı yoktu diye biliyorum. Bahçede çapa yaparken kalp krizi geçirmiş ve o anda ölmüş. Ambulans geldiğinde ölüymüş.
Ölüm diye bir gerçek var ve aslında bize sandığımızdan daha yakın. Biz ise ne kadar da hayatı garantilemiş gibi gelecek kaygısı içerisinde yaşıyoruz.
Hayatın misafirhane olduğunu unutmayıp bugünümüzü kurtarmaya bakalım önce.

Benzer Yayınlar

4 yorum

  1. Ölümün olduğunu hep unutuyoruz.. benimde dolu ya günlük tarzı yazdıklarım bir sürü defter var dediğin gibi atsan atılmaz satsan satılmaz bakalım ne yapacağım 😊 vefat eden arkadaşına da Allah rahmet eylesin . Rabbim ölümün bile hayırlısını versin inşallah sevgililer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. son kez okuyup atmak lazım bence ama kıyamıyorum ki off :)
      çok teşekkür ederim. aminn...

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. 45-55 yaşlarında kalp krizi riski çok fazlaymış, bu abmiz de o yaşlardaydı.. diğer yaşlarda risk o kadar yokmuş, insan endişeleniyor :(( bu stresli şehir hayatında kalp sağlığımızı ne kadar koruyabiliriz ki... iyi bile dayanıyor bedenlerimiz bence...

      Sil