49 / 365

- Şubat 18, 2017


Kitap fuarına uğrayıp, Nazım'dan "Piraye'ye mektuplar"ı aldım.
Eve gelince okumaya başladım. İlk izlenimim şu, adam aşırı yoğun bir şekilde aşkını yaşamış ve karşıya anlatmak için çırpınmış ama her mektubunda onca romantik şey yazıp sonunda şuna borcumu öde bununla konuş vs diyerek bitirmiş. Ben Piraye olsam uyuz olurdum, bence o da olmuştur. Bu tip erkekler hep böyle galiba. Çok göstere göstere yaşıyorlar aşklarını ama karşılık da bekliyorlar. Çünkü niye daha uzun yazmıyorsun niye daha çok yazmıyorsun diye baskı kurmuş kadının üstüne. Bana öyle geldi yani. Aşk mektubunu ayrı, harç borç mektubunu ayrı yazsaymış olmaz mıydı yani?

Bu arada sınavı olduk, güzel geçti. Bi de sinemada Recep İvedik 5'i izledim bugün, bir salon dolusu ergenle birlikte. İndirimli bilet kuponum vardı onu kullandım. Komikti.

Benzer Yayınlar

4 yorum

  1. Umarım sınavının sonucuda güzel olur :) Recep İvedikten soğudum nedense, gitmeyecem o filme, SPLİT'e giderim sanırım. Recep İvedik serisinden soğumamın nedeni ise Türk Komedi Filmlerinin Uluslarası alanda düşük profilli göstermesi! :/ .Kitap aldım deyince bende heveslendim şimdi o ktabı değil ama bi kitap almıştım birkaç ay önce başlayamadım bir türlü bende ona başalayayım yarın :)(iyi aklıma geldi valla :D )
    Günlük tutarmış gibi samimi blog yazıların hoşuma gidiyor. Takiptesin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. inşallah güzel iyi bir not alırım ya...

      Oku tabi, başla hemen bence. Alıp da okunmayı beklesin diye kenarda sakladığım kitaplarım aklıma geldi benim de :/

      Çok teşekkür ederim :)

      Sil
  2. Haha iyi seyirler. Nazım in aşkları hep beni düşündürmüstur

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürler :)
      valla beni de düşündürüyor. bir tuhaflık var ama :))

      Sil