5 / 365

- Ocak 05, 2017


Bu sabah işe bir saatten fazla geciktik. Güzergahımız üzerinde olan Doğan Holding'e baskın yapıldığı için trafik hiç akmıyordu. Başka yola sapalım dedik, çok kişi de aynı şeyi düşündüğü için o yol da tıkalıydı. Uzun zamandır ilk defa işe vardığımda hava aydınlıktı.

İş çıkışı servis beklerken biri yanımıza yaklaşıp "böyle hep birlikte durmayın, dağınık durun. Adliye önünde bomba patlamış" dedi ve gitti. Dağılmadık. "İzmir'de değil miydi o?" dedik. Tepkisizce birbirimize bakıp öylece beklemeye devam ettik.

Hiç suçu olmayan bir yakınımız, koltuk sevdasında olan birinin kurbanı oldu. Suçsuz olduğunu herkes biliyor, ama malum şahıs onu temize çıkaracak olan belgeleri vermeyi reddediyor. Çünkü yükseldiği yerden indirilmek istemiyor...

Astrologlar gittikçe daha da popüler oluyor. Su sıralar Anıl Can'ı takip etmeye başladım. Mayın tarlası oyunundaymışız gibi hissediyorum, acaba hangi kutuya tıklasak diye yukarıdan mesaj bekler olduk... Ve şimdilerde de Şişli cami yakınlarında, Beyoğlu taraflarında bir şeyler olabilir diyorlar...

Yanyana çalışanların, aynı sınıfta okuyanların birbirini fişlediği; yeni evliymis, minik bebeği varmış, hasta bakıyormuş vs hiç bir şeyi umursamadan ve iyice araştırmadan herkesin herkesi ihbar edip kendini yükseltmeye çalıştığı bir dönemdeyiz. Buna sebep olanlar nasıl hesap verecekler acaba?
Bir yandan diyorum ki, o kadar beddua ettiler evlerine ateşler salınsın diye ama ne oldu işte beddualari kendilerini buldu diyorum beter olsunlar ama kurunun yanında yaş da yanıyor malesef...

Benzer Yayınlar

4 yorum