30 yaşında olmak

- Ocak 12, 2017


7 aydır 30 yaşındayım. Yirmilerimden çıkmak kolay olmadı. 29 sonu 30 başı benim için hayatın "madem ders almamakta inat ediyorsun o zaman günah benden gitti" deme şekliydi.

Hayatın başka yüzlerini, gerçeklerini gördüm. İkili ilişkiler, iş ortamı, sosyal hayat, ailem farklı bir boyut kazandı gözümde. Çok fazla sorgulamaya başladım ve bu sefer mantıklı kalmaya çalıştım.

Her zaman 30 bana çok uzak gelmişti. Hakeza 25 de. Ama insan o yaşa ulaşınca öncekinden pek de farklı olmadığını anlıyor. Her şey düşünceden ibaret.
24-25lilere koskoca adam/kadın gözüyle bakar eleştirirdim. Bu yaşa gelmiş hâlâ hayatını oturtamamış falan diye...

Kendim 25 oldum ve düşünce şeklim hatalı olduğu için doğal olarak yenik hissettim.
30 bana çok uzaktı, illa ki o zamana kadar bir şeyler olur, hayat bir anda yoluna girerdi. 30um ve sonrası başka olurdu, ve yirmilerimden ne kadar çektiysem o kadar sefasını sürerdim artık, haketmiştim.

Evet 30umdayım ve bambaşka bir hayata gözlerimi açıyor gibiyim. Bunun nedeni 30u bilinçaltıma kodlayış şeklimle de alakalı olabilir. Halbuki hayatın yaş ile hiç bir alakası yokmuş.
Şu an neysem muhtemelen 70 yaşımda da böyle olacağım. Hâlâ bir şeyler öğreneceğim, bir şeylere şaşıracağım. Kırılacağım, sonra amaaan bugün varım yarın yokum deyip boşvereceğim.
Beden yaşlanır ruh değil. Yine içimdeki küçük kız çocuğu yaşıyor olacak. Yine ben hayatın çoğu şeyini anlayamayacağım. 80 yaşındakilere hâlâ yaşadıkları için şaşıracağım ve ben o yaşa gelmeden kesin ölürüm diyeceğim vs...

30 benim için hep hayatın kilit yaşı gibiydi. 30 beni değiştirebilirdi. 30 çok büyüktü. 30 olduysam artık 40 da olurdum 50 de. 30 benim için "hayatta kalabiliyorum" demekti belki de. Güçtü. Artık hayatı benimsemenin zamanı geldi demekti. Özgürlüktü.

Şimdi 30 yaşımın içindeyim ama bu yaş için net bir şey söyleyemiyorum. Sadece artık bir şeyleri değiştirmek isterken doğru kabloyu kesmeyi umut ediyorum.

Benzer Yayınlar

22 yorum

  1. O qədər gözəl anlatmışsınız ki... Hər kəsin hisslərinə tərcüman hər halda bu yazı. Mən də 30 yaşımdan etibarən çox fərqli baxmağa başladım həyata. Özümü dərk etdiyim, həyata artıq daha real baxdığım, hadisələrə bir azca da olsa daha olgun yanaşdığım bir yaş oldu mənim üçün. İnşallah bir gün 40, 50 yaşınızda hiss etdiklərinizi da yazarsınız da biz də öz yorumumuzla təsdiqləyərik fikirlərinizi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hislerime ortak olmuş birini görmek iyi hissettirdi :) inşallah 40larda ve 50lerde de düşüncelerimi paylaşmak ve sizin yapacağınız yorumları görmek nasip olur

      Sil
  2. Hayat o kadar kısa ki.. Su gibi akıp gidiyor zaman. 5..10...15...25...50 göz açıp kapayıncaya kadar gidiyor işte. Bu yüzden her an ölecekmiş gibi anı dolu dolu yaşamalıyız bana göre.. Çünkü 1 saniye öncemiz asla olmayacak..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hep memnuniyetsiz bakıp bir sonraki zamana fazla anlam yükledikçe yerimizde sayıyoruz galiba...

      Sil
  3. Aslında geçmişinden nefret edeceğin bir şey yoksa 25'te 30'da çok iyi karşılıyor seni. Yaptıkların yapacaklarını o kadar etkiliyor ki minicik şeylerin hayatına şekil vermesine şaşıyorsun. 30 yaşında olmakta 25 yaşında olmakta çok zor çok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet zor... geçmişi affetmek lazım diyorsun yani. affetmek yetmiyor çözümleyip rafa kaldırmak gerekiyor sanki, peki ya çözemediklerimiz.. hala öğrenecek çok şey var.

      Sil
  4. Beş yıl sonra, yolun yarısı diyen şairi hatırlayacak, birkaç mısra mırıldanacaksın. Her yaşın kendince bir güzelliği elbette var. Önemli olan içinde olan yaşın kıymetini bilmek. Eh, artık buraya Azerî şair Mehmet İsmail'in iki mısrasını eklemenin vakti gelmiş olmalı:
    Otuzdan geçti mi yaşın otuzdan
    Ayların yılların tekrarı başlar.

    Yeni yaşınız hayırlı olsun. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel söylemiş şair, çok teşekkürler güzel yorumunuz için.
      35'i merak ediyorum şimdi :)

      Sil
  5. Her yaşta hata yapıyoruz naçizane fikrim. Ama 30 yaş Marilyn kadar güzel bir yaş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, bana da Marilyn'i çağrıştırıyor :)

      Sil
  6. Otuzüç yaşını önemsemişimdir ben. Çünkü herkes cennette otuzüç yaşında olacak. En verimli ve en keyifli bir yaş olduğunu düşünüyorum. Şimdi altmışüç yaşında da olsam ki öyleyim. Ben hala içimde otuzüç yaş gibiyim. Elbette çocukluk duygularımı yitirmedim. Tam aksine daha çocukça düşünüp, çocukça davranabiliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 33 yaş nedense pek bir şey ifade etmiyor ama evet ben de duymuştum cennette 33 yaşında olacağımızı... Sizin gibi büyüklerimizi görmek ne güzel bloggerda, sağlıklı uzun ömürler dilerim. Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkürler.

      Sil
  7. Hayatın yaşla ilgili yok ruhla ilgisi var. Bu arada 30 yaşım baya geride kalmış :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doğru ama yaş diye de bir gerçek var yaa :)) ister istemez etkileniyor psikoloji

      Sil
  8. iyisin böyle yaaa kesme kablo filan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazen kesmek gerekiyor deep malesef

      Sil
  9. Çok güzel anlatmışsın Her yaşın ayrı bir güzelliği vardır ya benim de öyle sanırım Ehh bizde bu ay 26 da 31 lik olacağız :) Gerçi annem benim için halen büyümedin dese de benim için :)) halen çocuk ruhlu olduğum için büyümek gibi bir niyet yok bende sanırım :)) Sevgili Adaşım Özlem Hanım daha nice nice güzel ömürler güzel günler görmeniz dileğiyle ...İnsan yaşayıp gördükçe Düşe kalka öğreniyor bazı şeyleri hani derler ya öğrenmenin yaşı yok diye Gerçekten öyle Rabbım güzel günler görmeyi nasip etsin inşallah Sevgiler ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim sana da şimdiden mutlu yıllar dilerim özlemciğim :) duana da amin diyorum. Her daim çocuk ruhlu kalacaklardanız galiba :)

      Sil
  10. Bence ruh belli bir yaşta kalıyor. Beden yaşlanıyor. Hareket alanın kısıtlanıyor. Bazı şeyler değişebiliyor, ancak hissedilen şeyler pek de değişmiyor. Ne yazık ki tabular var kafamızda bu yaşta şu yapılmaz, yok bu yaşta böyle davranılmaz diye. Oysa ki bunlar bizim tamamen zihinsel sınırlamamızla ilgili. Çok yanlış şeyler öğretiliyor. Çok yanlış kalıplara sokuluyor insanlar. 18 de ne hissediyorsam 42 de de onu hissediyorum. Değişen şeyler var onlar da bakış açısı ve fikirler. Kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki de yaş ilerledikçe, dış etkenlerin hayatımızı ne kadar çok şekillendirdiğini fark ediyoruz.
      yaşa bağlı tabular beni de çok rahatsız ediyor, insan içinden nasıl geliyorsa öyle yaşayabilmeli.
      teşekkürler

      Sil
  11. Çok anlamlı bir yazı olmuş, on yıl sonra da 40 yaşında olmayı okuruz umarım 😊

    YanıtlaSil