2 / 365

- Ocak 02, 2017

Kim hakkımda ne düşünür diyerek yaşamaktansa, beni ne mutlu eder diyerek yaşamak istiyorum. Çok da zor olmasa gerek...



İnsanları takip etmek bir takıntı haline geldi sosyal medya hesaplarının da bu derece yaygınlaşması ile. Zaten buton isimlerinde bile "takip et" yazılı. Neden bir başkasını takip edeyim, özel hayatına dahil olayım ki?

Bugün, Facebook'ta anasayfaya bakarken bu durum beni çok rahatsız etti.
Sosyal medya ağları, özellikle Facebook, insanların hunharca paylaşımlarını sürdürdüğü, sülalesine kadar çevresini tanımamız için fotoğrafları, bildirimleri,etiketleri gözümüze soktuğu bir mecra. Instagram ya da Twitter o kadar değil. Ama Facebook'un önünü alamıyoruz.

Orada insanların ciddi anlamda, bilinçli nispet yaptığını düşünüyorum bazen. Yoksa neden bu kadar gözümüze sokmaya çalışsınlar ki?
Ortak arkadaşlardan birisi bir mutlu olay yaşıyor mesela, çok güzel fotoğraflar paylaşıyor yazılar yazıyor falan. Bir zaman sonra bunları da görmüş olan başka bir ortak arkadaş aynı mutlu olayı yaşadığında, o kişiden aşağı kalmamak için daha fazla efor sarfedip göze sokma katsayısını ikiye katlıyor. Olan bizim kanayan gözlerimize oluyor.
Peki ben senin hayatına bu kadar dahil olmak istiyor muyum acaba?
Arkadaşlıktan / Takipten çıkarsak yine biz kötü oluyoruz. Arkadaş kısıtlama özgürlüğümüz de yok. Ben normalde de başkalarının aile albümlerine bakmaya çekinen bir insanken, ayda yılda bir bile görüşmediğim kişilerin yeni aldığı çorabına kadar takip etmek zorunda mıyım?
Şeye de çok sinirleniyorum, hani anneler günü, babalar günü vs zamanlarında, olabilecek en samimi, en sevgi dolu, en kıskandırmalık pozları paylaşıp belki normalde yüzüne bile bakmadıkları ebeveynlerini yere göğe o sığdıramıyorlar ya, o zaman annesini babasını kaybetmiş olanların ne hissedeceği kimsenin umrunda olmuyor. Yazık değil mi?
Ya da çocuğunun doğumunu, ilk kelimesini, ilk dişini, hatta gaz çıkarma zamanlarını bile paylaşanlar, çocuk sahibi olamayanların nasıl canını acıtmış olabileceklerini hiç hesaba katmıyorlar. Ya da katamıyorlar. İnsanız, mutlu olduğumuz zaman sanki herkes bizim gibi mutlu zannediyoruz. Belki de "o kadar acı çektim sonunda mutlu oldum dibine kadar yaşarım her yerde de paylaşırım" diyerek umarsızca kendimizi dağıtıyoruz.

Belki biraz daha dikkat etmeliyiz artık. Diğer milletler ile bizi çok kıyaslayamasam da sanki Türk milletinin kanında var gibi geliyor bana bu uçlarda yaşama olayı. Öfkemizi de, sabrımızı da, neşemizi de, hüznümüzü de hep uçlarda yaşıyoruz. Bu yüzden de yıpranıyoruz.
Her şeyi dozunda ve zamanında yaşamak gerek... Olabilecek en zararsız hali ile. Olabildiğince.

Benzer Yayınlar

10 yorum

  1. Çok güzel bir yazı. Çorap konusuna çok güldüm. Babalar Gününde çok etkilendim mesela...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, malesef yarası olan var mıdır acıtır mıyım diye düşünen yok herkes sadece kendi mutluluğunun peşinde...

      Sil
  2. 2 / 365, ne güzel bir düşünce :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 365 günü de doldurabilirim inşallah :)

      Sil
  3. Bu yüzden blog kullanıyorum, en kontrollü sosyal medya sitesi bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen kesinlikle :) buralar başka :)

      Sil
  4. Bugün facebook'umu dondurdum. Son olaylardan sonra iyice canım sıkıldı. Bir de üstüne insanların olur olmaz can sıkıcı yorumları... Garip bir ortam ne uzak durabiliyoruz, ne de içinde olmak istiyoruz. Alışkanlık aslında. Türkiye'de facebook'un kullanım oranı daha yüksek sanırım. Gerçekten de dediğin gibi insanlar özel hayatlarını olduğu gibi gözler önüne seriyor. Ancak hep mutlu anlar paylaşılıyor. Kimse ağlarken foto koymuyor ya da bugün depresifim bak bu da fotom demiyor. Facebook herkesin mutluluğunu paylaştığı ve herkesi mutlu sandığımız bir ortam:( Aslında gerçek bambaşka... Kalemine sağlık... Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet gerçekten de sanki hayatlarına hiç hüzün değmiyormuş gibi gösterme çabası var herkeste... facebook çok acayip bir yer haline geldi, akrabalar sülaleler doluştu bi kere bu bile acayip :)
      Ben de dondurmak istiyorum aslında ama bakalım...

      Sil
  5. Gerçekten çok güzel anlatmışsınız. Tebrik ederim. Böyle nereye sürüklendiği belli olmayan bir toplulutan ayrı düşünmek, her şeyi bir kenardan bakarak analiz etmek çok büyük bir üstünlük bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim bunları duymak ne güzel :)

      Sil