Gece kalmalı Büyükada Gezisi

- Kasım 22, 2016

Bu güneşli, ışıl ışıl hafta sonunda ben neredeydim bilin bakalım. Büyükada’daydım :)
Şansımıza, hava hafta içi buz gibi olsa da hafta sonu güneşliydi ve çok güzeldi.

Kadıköy






Cuma akşamı işten çıkıp direk ada vapurlarına gittik. 10 kişilik bir ekiptik, otelimiz ayarlanmıştı. 5 oda ikişer kişilik kalmak için ayırtılmıştı.
Kadıköy'den hareketle, kınalı adadan başlayarak, vapurumuz iskelelere uğraya uğraya Büyükada’ya ulaştı.
Büyük Ada iskelesi
Büyük Ada iskelesi
Saat Kulesi
İskeleyi arkanıza aldığınızda sol tarafta kalan kıyı restoranları
İndiğimizde hava kararmıştı, hemen otelimize ve nerede yemek yiyebileceğimize baktık.  Ortalık sakindi, tıklım tıkış olmayışı ve o sessizlik huzur vericiydi.
Otele gidip, giriş yaptıktan sonra, bir restoranda yemek yedik ve sahile indik. Grubumuzdaki herkes hayat dolu ve pozitif olduğu için, çok keyifli geçti. Şarkılar söylendi, yürüyüş yapıp sonra bir yere oturup çay içme faslına geçildi. Birkaç saat sahil havasında, açık havada oturup 90lı yılların müzikleri eşliğinde çaylarımızı yudumladık.

Daha sonra odalarımıza çekildik ve ertesi sabah kahvaltıda buluştuk.

Otel odası




Marine House Butik Otel'de kaldık. Büyükada'nın önemli noktalarını gösteren bir haritayı resepsiyondan alabiliyorduk.

Sabah, otelin açık büfesinde kahvaltı yaptıktan sonra eşyalarımızı alıp otelden çıkış yaptık.

Otelin açık büfe kahvaltısı, terasta

Kahvaltıya gelen misafir :)

Bizi sırt çantalarımızla yollara bakıp bir yön seçmeye çalışırken gören bir abi Aya Yorgi’ye gideceğimizi anladı ve kestirme bir yol söyledi. Çınar meydanına kadar gidip ordan dönün dümdüz gidin yol sizi çıkaracak dedi, dediği gibi çok kolay oldu.




Söylediği şekilde gittik, faytonlar çok fazla yoktu bu yolda, çok sakin ve huzurluydu. Sadece yolun başında rastladık bu faytonlara.




Bu yol ayrımına gelince sağdan devam ettik.

Meziki Otel



Otelin en yaygın ulaşım aracı bu üç tekerli, akülü motorlar :) Çok sevimliler, çok sessizler. Soğuk havalar için özel üretilmiş brandaları var.


Sabah güneşinde güneşlenen kedicik...




Begonviller her yerde :)



Müslümanların mescidleri gibi, hristiyanların da şapelleri varmış. Bahçesinde bir yaşlı kadın incil okuyordu.

Büyük Ada Gözlü Ev


"Sabuncakis Köşkü;  Sultan II. Abdülhamit döneminin meşhur masonlarından Halepli Yorgi Sabuncakis tarafından 1904 yılında inşa edilmiştir. Grek tarzında inşa edilen ve yazlık mason locası olarak kullanılan köşkün süslemesinde ve mimari detaylarında masonluğun sembolleri kullanılmıştır.
Köşkün bahçesi ve zemini yoldan aşağıya kaldığı için, küçük bir köprü vasıtasıyla birinci kattan giriş yapılır. Bu yüzden köşke Köprülü Ev de denilmiştir.
Aynı zamanda Antik Yunan tapınaklarına benzeyen bir giriş cephesine sahip olan bu köşkteki üçgen alınlığın üst kısmında, ışıklar saçan bir göz resmi vardır. Tanrı’nın her şeyi gören gözünü simgeleyen ve yine masonluğun sembollerinden biri olan bu göz sebebiyle köşke “Gözlü Ev” de denilmiştir."











Tepeye çıktıkça, otlanmaları için doğaya salınmış atlarla karşılaştık.



Büyük Ada'daki kediler de, cins cins çeşit çeşit :) 



Rakun olacakken vazgeçip son anda kedi olmuş gibi :)




Eşekleri görünce soldan yukarı çıkacaksınız demişti yolu tarif eden abi. Sağdan çıkarsanız "Eski Rum Yetimhanesi", soldan çıkarsanız "Aya Yorgi Kilisesi"ne çıkarsınız.


Aynı zamanda faytonların son durağı da burası, buradan sonrasını yaya gitmeniz gerekiyor.


Aya Yorgi'ye çıkarken, yolun yarısında makaralar ve ipler ile karşılaşırsınız. 
İnanışa göre, bu yolu bir makara ipi aça aça çıkarsanız kısmetiniz açılırmış.







Tepeye çıktıkça, diğer tepedeki Rum Yetimhanesi de görüş alanımıza girmeye başlıyor...

Kiliseye yaklaştık.


Tepeden bakış

Aya Yorgi Kilisesi

Aya Yorgi Kilisesi



Kilisenin içi








Kenarlardaki bu ahşap yerlere oturup dua ediyorlarmış.




Dileğinizi tutup bu mermer kısma bozuk parayı dayadığınızda eğer para yapışırsa dileğiniz gerçekleşecek, yapışmazsa gerçekleşmeyecek anlamına geliyormuş.

İbadet etmeye gelen yabancı bir kadın bizden 5 kuruş istediğinde merak edip sorduk, bir defasında parasının yapıştığını ve hamile kaldığını söyledi. Hiç yapışmıyormuş önceden ama özel bir günde kilise çok kalabalıkken denemiş ve yapışmış, o gün neredeyse herkesinki yapışmış. Benim aklıma direk, o özel gün için mermere bir şey sürmüş olabilecekleri ihtimali geldi... 

Biz çakallık yapıp, alttaki tahta çıkıntıya dayadık bozuk paraları :)






Kilisenin yan tarafında bulunan cafenin manzarası. Sedef Adası.



Çok yorulduk, bir kahveyi hak ettik :)


Aya Yorgi tepesinden inip hemen karşıki yokuşa geçtik, 10-15dklık bir yürüme mesafesinden sonra Eski Rum Yetimhanesi'ne vardık.



Etrafı çevriliydi, bahçesine bile girmek yasaktı. Ama branda olmayan bazı yerlerden, demir teller arasından fotoğraf çekebildik.


"Avrupa’nın en büyük, Dünya’nın ise ikinci büyük ahşap binası olduğu söylenen yapı Büyükada’nın Manastır tepesinde 1898-1899 yıllarında bir Fransız şirketince otel yapılmak için inşa edilmiştir.
Bina dönemin ünlü mimarlarından Alexandre Vallaury’nin projesiyle tamamen ahşap malzemeler kullanılarak, birbirine bağlı beş blok olarak yapılmıştır."


"Yetimhane olarak kullanıldığı yıllarda binanın ön cephesinde küçük çaplı bir yangın çıkar. Bina yangında fazla zarar görmez. Ancak, bu yangında bazı çocukların yanarak can verdiği söylentisi yayılır. Söylentiye göre, yangındaki panik sırasında çocuklardan biri bahçedeki kuyuya düşer. Fakat kimsenin aklına oraya bakmak gelmez. Çocuk kuyuda ölüme terk edilir. Bu olaydan sonra kuyunun içinden çocuk sesi geldiği efsanesi kulaktan kulağa yayılır. Adeta çürümeye terk edilen binadan çocuk sesleri geldiği efsanesi günümüze kadar ulaşır."


Büyükada Şehit Murat Yüksel İlkokulu

Vapur saatini beklerken Konak'ta yemek yedik, içkisiz bir restoran, yemekleri de çok lezzetli. Tavsiye ederim.



Dönüş vakti...




Benzer Yayınlar

16 yorum

  1. Ne keyifli olmuş. Kışın sakinliği sinmiş adanın üzerine. Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet persephone, orada yaşayanların dediğine göre adanın en güzel zamanlarıymış bu zamanlar ;)

      Sil
  2. Ada'da yaşamak ne güzel olurdu. Fotoğraflar bile insana huzur veriyor, teşekkürler bu keyifli anları bizimle paylaştığınız için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de değerli yorumunuz için teşekkür ederim :) kesinlikle çok güzel olurdu adada yaşamak...

      Sil
  3. Ayyy hep hayalimdedir adalardan birinde bir gün yatili da kalsam diye, icim gitti görünce. Ne güzel olmus, ellerinize saglik, ne iyi geldi bu yazi ve fotolar, cok özlemisim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, hoşgeldiniz :) bence mutlaka yatılı kalmayı da deneyimleyin, adada uyanmak çok güzel :)

      Sil
  4. Harika bir gezi olmuş efendim,
    Kendimi orada hissettim bir an :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu hissiyatı verebilmeme sevindim, teşekkürler :)

      Sil
  5. Güzel bir gezi olmuş :) Anlatım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yorumunuz için ben teşekkür ederim :) hoşgeldiniz..

      Sil
  6. ayyyy bayıldım bunu koycam blogumaaa. büyükada en sevdiğim yer yaaa. otel kaç liraydı söleseneee. yorgiye yürüyerek çıktınız ya yani şehir içinden mi tepeye yürüdünüz yaaa, yoksa ormanlık yoldan mııı, galiba şehir içinden olmuş sizinki. heeeey çok güzelmiiiş :)

    YanıtlaSil
  7. Bilmiyorum ki cnm galiba ormanlık yoldu ama yaaa, çünkü ormanın içinden de gectik :)) çok sakin yollardan çıktık.
    Otel geceliği 40tlydi ama biz fırsat sitesinden aldigimiz için bu fiyat, normalde ne kadar bilmiyorum.
    Beğenmene sevindim ;))

    YanıtlaSil
  8. kırk lira çok ucuzmuş yaa hangi fırsat sitesi yaa yakalacom mu hangisii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. galiba yakala.co deeptone'cum iki kişi 79tl kampanyası :)
      link: https://www.yakala.co/tatil/istanbul-otelleri/buyukada-otelleri/buyukada-marine-house-hotel-2-kisi-8--firsati

      Sil
  9. Büyükada çok güzel. Yıllar önce gitmiştim. Şimdi fotoğraflarınızla tekrar gittim. Elinize sağlık. Selamlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her kareyi fotoğraflamaya çalıştım, beğenmenize sevindim :)

      Sil